Profesyonelleşme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Profesyonelleşme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2017 Çarşamba

İŞ YERİNDE PROFESYONEL DAVRANABİLMENİN İPUÇLARI

Daha önceki yazılarımızda değindiğimiz gibi profesyonelleşme uzmanlaşmaktır ve bir şirket içerisindeki işlerin o konuda uzman olan kişiler tarafından yerine getirilmesi anlayışına dayanmaktadır. Uzmanlaşma üç alanda olabilmektedir. Teknik bilgi, insan ilişkileri ve kişisel yetkinlik. 
Bu bakış açısıyla derlediğimiz yazımızda profesyonelleşmenin insan ilişkileri boyutunu ele aldık. Deneyimlerimiz bize şunu göstermiştir ki işyerinde yapılan hareketler ve iş yapış şekilleri hem kendi itibarınızı etkileyeceği gibi hem de çalıştığımız iş yerinin de dışa bağlı olarak itibarını etkilemektedir.
Pozisyona göre bazı farklılıklar göstermesine rağmen genel olarak iş hayatında yapılması gerekenlerin neler olması gerektiğini birkaç madde halinde sıralayabiliriz:
Öncelikle ne istediğinizi ve neyi ne kadar yapabildiğinizi gözden geçirerek işe başlayabilirsiniz.
Çalıştığımız iş yerinin çalışan olarak sizden beklediği davranış ve yaklaşım tarzını, kurum kültürünü doğru anlamalısınız.
Verilen görev ve sorumlulukları yapabileceğimiz en iyi şekilde yapmaya çalışmalı ve bu konuda sürekli kendinizi geliştirmeliyiz. 
Şirketinizin iş yapış şekline uygun bir şekilde giyim tarzı, aksesuar, parfüm seçimi ve çalışma ofisinizin düzeni profesyonel iş hayatında dikkat edilmesi gereken unsurlardır.
Dedikodudan mümkün olduğunca uzak durmalısınız. Çünkü Türev Danışmanlık olarak hem kendi bünyemizde hem de Türkiye genelinde verdiğimiz eğitim ve danışmanlık hizmetleri kapsamında yıkıcı dedikodunun tüm tarafları olumsuz etkilediğini gözlemledik. Hatta belli bir süreden sonra tüm şirket kurum kültürünü de zehirlediğini fark ettik.
İyi bir dinleyici olun. Dinlerken karşınızdaki kişinin gözlerine bakın, karşıdaki kişi konuşurken dikkatini dağıtacak hareketlerden kaçının, mimiklerinizle onu dinlediğinizi gösterin, konuşmanın sonuna kadar dinledikten sonra konuşmaya başlayın. Karşı tarafın sorunlarına yanıt verebilecek durumdaysanız tam cevap verin ve bilmiyorsanız da bilmediğinizi açık bir şekilde belirtin.
Konuşurken ya da eleştiri yaparken karşı tarafın kişiliğine değil davranışlarına yönelik ifadeler kullanmaya özen gösterin. Unutmayın ki, çatışmalar genelde söylediklerimizden değil söyleyiş şeklimizden çıkar.
Olumlu ve olumsuz düşüncelerinizi mümkün olduğunca içinize atmayın.Uygun yerde, uygun zamanda ve uygun bir şekilde yapmaya çalışın. 
Hırslı ve egosu yüksek olanlar farkında olmadan karşı tarafı yerme, ezmeye çalışma ve küçümseme yaklaşımı içine girebildiği, bilinen bir gerçektir. Bu kişilerin egosunu, olumlu yönde yönlendirmesi veya kontrol altında tutması önemlidir.
Eğer iş yerinde bir anlaşmazlık (üst-as ilişkisi, çalışanlar arası, şirket ilişkileri, haklar v.s.) yaşanması söz konusu olursa bu mümkün olduğunca müzakere yoluyla çözmeye çalışmalıyız, olmuyorsa da yasal haklar çerçevesinde ilerlemek en doğru yöntem olacaktır. Fakat süreç ve sonuç ne olursa olsun bu olayla ilgisi olmayan kişiler veya şirket bundan olumsuz etkilenmemelidir. 
Telefon görüşmeleri ve mailleşmelerde karşı tarafa çalışılan şirketin kurum kültürüne uygun şekilde hitap etmemiz uygun olacaktır. Kullanılan sözcüklerin ve dilin özenle seçilerek karşı tarafı rencide etmeyerek hitap edilmesi profesyonel davranışının önemli kriterlerinden sayılabilir.
Yaptığınız işlerde ve vaat etmiş olduğunuz işlerde her zaman tutarlı olmalıyız.  Yapamayacağınız şeyleri yapar gibi göstererek yöneticinizi ve çalışma arkadaşlarınızı güvensizliğe uğratacağınızı göz ardı etmemeliyiz.
Kendinize ve çalıştığınız kurumun hedeflerine uygun olarak açıklanabilir ve tutarlı hedefler belirlemeliyiz. 
Doğru ve yanlış her işimizin ve yaptıklarımızın cesaretle arkasında durmalıyız. Başarısız veya olumsuz bir sonuçla karşılaştığımızda sorumluluktan kaçmayıp objektif ilerlemeliyiz.. Sonuçta ona göre eksiklerinizi belirleyip üstlerinize ona göre rapor verebilirsiniz.
Profesyonel olmanın, ideal bir çalışan olmak veya her şeyin en iyini bilen ve yapan kişidir olmak olmadığını kabul etmemiz gerekir. 
Profesyonel yöneticiler karar verirken olaylara duygusal olarak yaklaşmamalı mantık çerçevesi ile bakabilmelidir. Fakat Türk toplumunun duygusal bir toplum olduğu gerçeğini göz ardı etmeyip yönetirken duyguları önemsemeli ve onu da dikkate almalıdır.
Sonuç olarak profesyonel çalışan duruşu, giyinişi, davranışı ve bilgisiyle bir bütündür. Bir standardı olmamakla beraber yukarıda yazdıklarımızın toplamıdır. 
Bir profesyonel çalışan olarak veya profesyonelliğe adıma atmış adaylar olarak tavsiyelerimizi dikkate alıp kendi davranışlarınızı gözden geçirerek işe başlayabilirsiniz. Genel kabul görmüş kriterlerden derlediğimiz yazımızın tüm iş profesyonellerine ve adaylarına ışık tutmasını ve klavuz olmasını dileriz.
  

Türev Yönetim Danışmanlığı Ltd.Şti.
www.turev.com.tr
turev@turev.com.tr

27 Aralık 2012 Perşembe

PROFESYONELLEŞMEK İYİ EĞİTİMLİ OLMAK MIDIR?


Profesyonelleşmenin Türk Dil Kurumu’na göre anlamı uzmanlaşmaktır ve bir şirket içerisindeki işlerin o konuda uzman olan kişiler tarafından yerine getirilmesi anlayışına dayanmaktadır. Uzmanlaşma üç alanda olabilmektedir. Teknik bilgi, insan ilişkileri ve kişisel yetkinlik.

Teknik bilgi alanında uzmanlaşma, eğitim ve deneyim ile gelişen bir olgudur. Kişi belirli bir alanda hem eğitim alarak hem de deneyip yanılarak kendini geliştirebilir. Deneyip yanılma hata oranını artırdığı için pahalı bir öğrenme yöntemidir. Eğitim ise bir işi kısa sürede hayata geçirmeyi sağlamaktadır. Bu noktada teknik bilgi alanında uzmanlaşmanın iki yönlü oluştuğunu, eğitim ve deneyimin birbirlerinden beslendiğini söyleyebiliriz.

İnsan ilişkilerinde uzmanlaşma sadece eğitim ile değil karakter ile de ilişkilidir. Ama karşı tarafın psikolojisini anlayıp, iletişim kurabilmek için eğitimin önemi yadsınamaz. Önyargılı ya da içine kapanık birisi ile iletişim kurmak yüksek insan ilişkisi ve beceriyi beraberinde getirir.

Kişisel yetkinlikler sektör ve işin pozisyonuna göre değişiklik arz edebilir. Önemli olan şirketin beklediği yetkinliğe sahip olabilmektir. Eğer şirketin beklediği yetkinlik ile kişisel yetkinlikler tam olarak örtüşmüyor ise iyi bir kişisel gelişim eğitimine başvurmak faydalı olacaktır.

Sonuç olarak, profesyonelleşmek hem uygulama pratiğine sahip olmak hem de eğitimli olmak demektir. Fakat tek başına üniversitelerden mezun olmak, yabancı dil bilmek yeterli olmayacak, kişisel yetkinlikler ile uyum sağlanmadığında bir anlam ifade etmeyecektir. Tek başına işin uygulamasını bilmek (alaylı olmak) profesyonelleşme demek değildir.

Profesyonelleşmek için yukarıda detaylandırılan yetkinlikler, genel olarak belirtilmiş yetkinliklerdir. Bunlara ilave olarak alt etkinlikler de profesyonelleşme düzeyini belirleyebilir. Örnek vermek gerekirse, çözüm odaklı olmak, yaratıcı fikirlere sahip olabilmek ve yenilikçi davranabilmek, yürüttüğü işlerde hizmet kalitesinden ödün vermemek ve çalıştığı kişilere de kaliteyi yansıtabilmek...

Türev Yönetim Danışmanlığı
turev@turev.com.tr
www.turev.com.tr
www.facebook.com/turevyonetim

8 Aralık 2012 Cumartesi

PATRONLAR DA PROFESYONELLEŞİR

Patron kelime anlamı olarak bir ticaret veya sanayi kurumunun başında bulunan ve en yetkili olan kimsedir. Aile şirketlerinde sıklıkla kullandığımız ayrıca halk arasında da belirli bir jargon halini almış bu kelime şu kişiler için kullanılabilir;
  • Şirket ortağı olup günlük operasyonları yöneten kişiler
  • Şirket ortağı olmayıp ortaklarla kan bağı ilişkisi olan ve operasyonu en üst düzeyde yöneten kişiler
  • Şirket ortağı olup günlük operasyonları yönetmeyen kişiler
Patron kategorisinde olan bu kişiler, şirketlerinin dış çevreye açılan yüzleridir; şirketin itibar, karlılık, satış gibi önemli kavramlarının birebir muhataplarıdır. Rekabetin her geçen gün artığı bir ortamda patron kelimesinin yanına profesyonelleşme kelimesini eklemek eskiye göre elzem olmuştur.
Profesyonel yönetimi aile şirketlerinde uygulayabilmek için karar verici konumda olan patronların aile bireylerinden ziyade uzmanlaşmış bir kadrodan oluşması şirketlerinin sürdürülebilir olması adına önem taşır. Uzman yönetici kadroları şirketlere geldiği zaman, şirkete katma değer sağlayabilmeleri için hareket kabiliyetlerinin sınırlanmamış olması yetki tanımına uygun olacaktır. Bu noktada patronların profesyonel davranması gerekli olacaktır. Patronlara profesyonelleşme yolunda verilebilecek tavsiyelerden bazıları şu şekildedir;
  • Doğru bir organizasyon yapısı kurmalı ya da kurulmasına destek sağlamalıdır.
  • Aile ilişkileri ile iş ilişkilerini birbirinden ayıracak mekanizmalar oluşturmalıdır.
  • İnsanları rahatsız etmeden fakat riskleri de bertaraf edebilecek doğru kontrol mekanizmaları oluşturmalıdır.
  • Giyim, kuşam, yaklaşım tarzı ile kendini geliştirmelidir.
  • Şirket büyüdükçe bazı operasyonel faaliyetleri devretmelidir. (yetki delege)
  • İşe alım yaparken adama göre iş değil, işe göre adam mantığında hareket etmelidir.
  • Çalışanların ve uzman yöneticilerin bir patron gibi düşünüp hareket etmeleri yönünde beklentisi var ise bu beklentiyi düzeltmeli, şayet davranılmıyorsa onlara karşı yoğun öfke beslememelidir. Çünkü patronların elde edeceği kazançlar ile çalışan ve uzman yöneticilerin elde edeceği kazançlar birbirinden farklıdır.
  • Eleştiriye açık olmalı, gerekli zamanlarda özeleştiri yapabilmeyi öğrenmelidir.
Şirket zamanla büyüdükçe ve yönetime uzmanlar dahil oldukça, patronların profeyonelleşmesinin şirket genel performansının olumlu yönde artması hususunda bir gereklilik olduğu unutulmamalıdır. 

Türev Yönetim Danışmanlığı
turev@turev.com.tr
www.turev.com.tr
www.facebook.com/turevyonetim 

17 Kasım 2012 Cumartesi

ORGANİZASYONEL GELİŞİM VE PROFESYONELLEŞME


Organizasyonel Gelişim ve Profesyonelleşme
Şirket çalışanları bulunduğu şirketin organizasyonunu oluşturmaktadır. Organizasyonun bir taraftan işleri sürdürülürken diğer taraftan gelişimini sağlaması şirketin performansını da olumlu etkiler.

Türev Danışmanlık Ailesi’nin bünyesinde bulundurduğu beş markadan biri olan ve “yaşamsal çözümler üretmek” parolası ile yola çıkan Türev Yönetim Danışmanlığı olarak, organizasyonel gelişim kavramının soru ve cevaplar üzerinden irdelenerek netleşmesine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz.

Soru: Organizasyonel gelişim kavramı nedir?

Çalışanların oluşturdukları organizasyonlar, çağın gerisinde kalmamak, teknolojiyi takip etmek, rakipleri ile girdikleri yarışı kazanmak için değişmelidirler. Organizasyonların verimlilik, etkinlik, performans, rekabetçiliklerini artırmak için gerekli olan organizasyonel gelişim; strateji, yapı, kültür gibi kavramların planlı bir biçimde değiştirilmesidir. Diğer bir deyişle, organizasyonların kendilerine özgü mevcut sistemlerinin değişim sürecidir.

Soru: Organizasyonel gelişim süreci nasıl işler?

Her organizasyonun sahip olduğu yapı, kültür, strateji birbirinden farklıdır. Dolayısıyla her organizasyonun değişimi ve gelişimi zaman ve içerik bakımından farklılık gösterir. Fakat gelişim süreci, organizasyonun mevcut durum ve performansının irdelenmesi ile başlar. Ayrıca organizasyonun gelecekteki ihtiyaçlarının da öngörülmesi gerekir.

Türev Yönetim Danışmanlığı olarak şirketlerden gelen talepler doğrultusunda sayısız değişim ve gelişim sürecine katkıda bulunduk, şirket yöneticilerinin görmekte zorlandıkları noktaların netleşmesini sağladık.

Peki bu noktada organizasyonel gelişimi nasıl yürüttük? Deneyimli danışman kadromuz eşliğinde mevcut durum ve performans analizlerini yaptıktan sonra, iyileştirilmesi, değiştirilmesi gereken noktaları belirledik. Analizler sonucunda ortaya çıkan genel fotoğraf ve öngörülen ihtiyaçlara bağlı kalarak bundan sonra izlenmesi gereken strateji ya da stratejileri açıkladık.

Unutulmamalıdır ki organizasyonel gelişim için “çağa ve şartlara uygun pozitif değişim” şarttır. Bu nedenle değişime direnç gösteren şirketlerin uzun vadede performanslarının rakiplerine göre düşme olasılığı yüksektir.    

Soru: Organizasyonel gelişim sonucunda şirketler ne sağlar?

Organizasyonel gelişim süreci sonunda organizasyonel anlamda gelişen şirket artık içinde bulunduğu koşulları, rakiplerini, müşteri ihtiyaçlarını daha iyi analiz eder hale gelir. Bu özelliklere sahip olan şirketler kurumsallaşmanın kriterlerinden biri olan profesyonelleşmeyi sağlayabilmiş şirketlerdir. Gelişim çalışmaları etkin yönetilirse, şirket bünyesinde koordinasyon sağlanır, çalışanlar daha sistemli bir yapıda işlerini yürütürler. Motivasyon ve işi benimseme artar, yapılan işlerde hata payı düşer, verimlilik artar… Sonuç olarak, şirket hedeflerine ulaşmaya daha yakın hale gelir ve rakiplerine göre daha güçlü bir konum elde eder.